ÇİNKO

NOKSANLIK BELİRTİLERİ

Çinko noksanlığı semptomları yapraklarda damarlar arasında kloroz şeklinde ortaya çıkar.
Yapraklarda damarlar yeşil kalırken, damarlar arasında renk açık yeşil, sarı ve hatta beyaza döner.
Noksanlık belirtileri genç yapraklarda kendini belli eder.
Meyve ağaçlarında yaprak oluşumu olumsuz etkilenir. Sürgün uçlarında rozet
teşekkülü görülür.
Ağacın yaprak sistemi seyrekleşir. Tomurcuk sayısı azalır ve bazı tomurcuklar
açılmadan kalır.
Sürgünler ölür ve yapraklar erken dökülür.

NOKSANLIK NEDENLERİ

Yüksek pH'a sahip ve kireci yüksek topraklarda çinko oldukça düşük miktarlarda bulunur.
Yıkanmış, asidik topraklarda da bitkiye yarayışlı çinko miktarı oldukça düşüktür.
Fazla miktarda fosforlu gübreleme çinko noksanlığı yaratır.
Toprağa fazla miktarda organik gübre uygulanmasının ardından bitkilerde çinko noksanlığı görülebilir.
Toprağın yetersiz havalanması, düşük sıcaklık, su yetersizliği gibi faktörler de çinko noksanlığı yaratırlar.

BİTKİ BESLEMEDEKİ ROLÜ

Birçok enzim sistemlerinin doğru işleyiş için gerekli olan nükleik asitlerin sentezi için gereklidir. auxcin (bitki hormonu) metabolizması için gereklidir.

Çinko klorofilin yapısında yer alır, Zn++ iyonları şeklinde organik asitlere bağlı (EDTA etilen diamin tetra asetik asit, sitrik asit v.b) bir şekilde bitki bünyesinde xylem (ksilem) dokusunda taşınır. 
Çinko bitki fizyolojisi açısından son derece önemli bir elementtir. 
Bitkilerde, enzimlerin yapı elementi olarak ve aktive edilmesinde, protein sentezinde, karbonhidrat metabolizmasında ve IAA sentezinde görevlidir. 
Çinko eksikliğinde; Kök gelişmesi ve çimlenme zayıf olur. Meyve ve tohum oluşumu engellenir. Buğdayda kardeşlenme zayıf olur. Bitkilerin hastalıklara ve soğuğa dayanıklılığı azalır. 
Yaşlı yapraklarda ve damar aralarında sararmalar, boğum aralarında kısalmalar, yapraklarda kıvrılmalar, küçülmeler, meyve ağaçlarında genç sürgünlerde rozetleşme görülür.
Çinko noksanlığında bitkilerde ortaya çıkan arazlar
Çinko noksanlığında bitkilerde ortaya çıkan en karakteristik araz özellikle meyve ağaçlarında ilkbaharda sürgünlerin uçlarında ''rozet'' adı verilen küçük ve aynı zamanda sık yaprak kümeciklerinin meydana gelmesidir. Böyle yapraklar normal yapraklara oranla 20-30 defa daha küçüktür ve bunların damarları arasındaki renk yeşilden sarıya dönmektedir.
Çinko noksanlığı ayrıca yaprakarın normal büyüklüklerini almalarını engellediği gibi bunların şekillerinin de değişmesine sebep olur. Çinko noksanlığında ağacın yaprak sistemi seyrekleşir ve boğum araları da kısalır. Çinko noksanlığına maruz kalan ağaçların verimlilikleri de azalmaktadır.
Meyve ağaçları içersinde çinko noksanlığı en çok turunçgillerde görülür. Bu yüzden de dünyanın hemen her tarafındaki turunçgil bölgelerinde en çok çinko noksanlığına rastlanmaktadır.
Çinko noksanlığı diğer meyve türlerinde ve bu arada baklagillerle tahıl bitkilerinde görülür. 
Örneğin tahıllarda çinko noksanlığı genç yaprakların normal yeşil renklerini kaybederek kırmızımsı bir renk almalarına , yaşlı yaprakların ise ölmelerine sebep olur.
Tahıl samanının grimsi bir renk göstermesi de çinko noksanlığının tipik bir arazı olarak kabul edilmektedir.
Çinko noksanlığı bitkilerde genellikle kök teşekkülü üzerine de önemli bir etki yapar ve bitkide kök isteminin çok zayıflamasına neden olur.
Çinko noksanlığına özellikle meyve ağaçlarında sık rastlanır. En duyarlı meyveler turunçgiller ve şeftalidir.

Mısır, soya, pamuk, patates, fasulye, soğan çinko noksanlığına duyarlı türlerdir. Lahana, havuç, marul, kereviz, bezelye ve ıspanak orta derecede duyarlı sebzelerdir.

Buğdaygiller çinko noksanlığına duyarlı olmamakla birlikte, çinko miktarı düşük topraklarda yetişen buğdaygil bitkilerinde çinko noksanlığı olur.
Buğdayda yaşlı yaprakların üst kısımlarında klorozlu lekeler oluşur. Klorozlu bölgeler önce beyaza, sonra kahverengine döner. Daha sonra lekeler birleşerek tüm yaprağı kaplar ve yaprak ölür. Genç yapraklar normal renkli fakat küçüktür
Mısırda genç yapraklarda açık yeşil renk ve orta damarın her iki yanında beyaz veya sarı renkli çizgiler şeklinde bir görünüm oluşur. Boğum araları kısalır ve bitki cüce bir görünüm alır.

Çeltikte çinko noksanlığı çok görülür. Genç yaprakların orta damarları sarımsı yeşil bir renk alırlar. Bu renk değişimi yaprağın orta kısımlarında daha belirgindir ve uç kısma doğru azalır. Yaşlı yaprakların uç kısımlarında koyu kahve nekrotik lekeler oluşur. Gövde kısa kalır. Kardeşlenme olmaz.

Patateste çeşitler arasında çinko noksanlığına duyarlık bakımından önemli farklar vardır. Büyüme çok zayıflar. Yapraklar deforme olur ve grimsi kahve veya bronz renkli lekelerle kaplanır. Bu görüntüler genç yapraklarda daha fazladır. Yaprak ayası çoğunlukla kalınlaşır. Noksanlığın şiddetli olması halinde yaprak dökümü olur ve sonunda bitki ölür.

Şeker pancarında yeni çıkan yapraklar sarımsı yeşil renkli olurlar. Noksanlığın devamlı olması halinde, yaprak ayası beyazımsı bir renk alırken, damarlar ve yaprak sapları bir süre yeşil renklerini korurlar.Bu görüntü pancarda beyaz leke hastalığı olarak adlandırılır. Sıcak, güneşli havalar bu semptomu artırır.

Pamukta boğum araları kısalarak bitki bodur çalımsı bir görüntü alır. Önce orta kısımlardaki tam olgunlaşmış yapraklarda, damar aralarında klorozlu lekeler görülür. Daha sonra damarlar da etkilenerek, yaprak ayasını kırmızı lekeler kaplar. Yapraklar normale göre daha kalın olurlar. Olgunlaşmasını tamamlamış genç yapraklarda kahverengi lekeler vardır. Daha küçük yapraklar anormal şekilde kalın ve gevrektir ve kenarları yukarı doğru kıvrık vaziyettedir. Noksanlığın ileri devrelerinde yapraklar çok küçülerek rozet oluşumu görülür. koza tutumu azalır ve olgunlaşma gecikir.

Fasulyede boğum araları kısalarak bitki bodur, çalımsı bir hal alır. Yapraklar açık yeşil - sarı renklidir, Çiçek dökümü olur. Baklalar küçük ve boş olur.  Soyadaki semptomlar fasulyedekine benzer şekildedir.

Sera salatalıklarında. Boğum aralarının kısalması nedeniyle bitki küçük boylu kalır. Yaşlı yapraklar ağ şeklinde veya mozaik şeklinde lekeli, sarımsı yeşil renklidirler. Noksanlık ilerledikçe yapraklar tamamen sarıya veya sarımsı beyaza döner.. Genç yapraklar ve büyüme noktaları küçülerek rozet şeklini alırlar. Son çıkan yapraklar olağanüstü küçüktür.Orta yapraklar açık yeşil ve sarımsı yeşil yamalı bir görüntüdedirler. Çiçek sayısı az ve genellikle döllenmemiş durumdadır.

Domateste Meyveler büyümeden kızarırlar. Boğum araları kısalır bitki bodur görünür. Yaşlı yaprakların kenarları bazen yukarı doğru kıvrık olur ve gayri muntazam dağılmış, sarımsı yeşil lekeli bir görüntüdedir. Klorozlu bölgelerde sonradan beyazımsı kahve ve kahve renkli lekeler oluşur ve hızla tüm yaprak yüzeyini kaplar. Daha sonra yaprak kurur ve ölür. Başlangıçta damarlar etrafında dar bir şerit halinde yeşil alan kalır. Orta yapraklar oluşumundan itibaren küçüktür ve koyu yeşil renklidir, kenarları az çok yukarı doğru kıvrıktır. Yaprak sapının ucuna doğru, yaprak iyice daralır ve kıvrılır. Yapraklar normalden kalın ve gevrek bir yapıdadır.

Marul rozet şeklinde bir görüntü alır ve büyüme geriler. Yaşlı ve orta yapraklarda kenarlarda kahverengi lekeler, aralarda ince kağıt gibi sarımsı yeşil nekrotik lekeler oluşur. Sonraları bu nekrotik lekeler genişleyerek tüm yaprağı kaplar. Yaprakların ışık görmeyen kısımları yeşil ve sağlıklı kalırlar, ancak bitki genel görünüm itibariyle yanık bir görüntü verir Meyve ağaçlarının hepsinde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur.Bu oluşumun nedeni ise boğum arası mesafelerin oldukça kısalmış olmasıdır. Yaprak yüzeyinde damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sarı mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder. Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür. Elma ağaçları çeşitlerine göre çinko noksanlığına duyarlık bakımından aralarında büyük farklılıklar gösterirler. Turunçgil ağaçlarında noksanlığı en çok görülen besin maddesi çinkodur. Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, turunçgillerde çok yaygındır. Meyveler susuz ve lezzetsiz olurlar.

 Bağlarda da çinko noksanlığı yaygın olarak ortaya çıkmaktadır. Erken ilkbaharda oluşan yapraklar küçük, dar ve dişli olurlar. Damarlar arasında çok sayıda klorozlu lekeler oluşurken damarların etrafında 1 - 2 mm genişliğinde bir bölge yeşil rengini korur. Alt yapraklar yeşil kalır veya hafif klorozlu olurlar. Semptomlar sürgün uçlarına doğru daha şiddetli bir hal alırlar. Büyüme geriler, ana sürgünler çalımsı bir hal alırlar. Salkımlar seyrek ve üzüm taneleri küçük olur. Noksanlık şiddetli ise meyve çok az olur.
Çayda çinko noksanlığında yapraklar olağanüstü küçük, orak şeklinde kıvrık ve klorozlu olurlar. Daha çok sürgün uçlarında oluşan kloroz bahçeye sarı bir görüntü verir.